 |

BEBEK ISIMLERI
Aba: bazı yörelerdeki
yaşlı kadın
baba kardeşi, amca
Abad: şen, bayındır
sonsuz gelecek zamanlar
Abadi: şen, bayındır, mamurlukla
ilgili
Abak: eski Türklerde ölmüş ataların
tapınılan heykelleri
şamda hükümet kurmuş bir Türk beyi
Abaka: bir tür iplik
Abakahan: ilhanlı hükümdarı hülagu'
nun oğlu
Abakan: yenisey ırmağının bir kolu
Abamüslim: islamiyete inananların
ulusu, yücesi
Abat: şen, rahat, mutlu olmuş
Abay: sezgi, anlayış, dikkat
ustalık, beceri, hüner
ayın suya akseden yansıması, hünerli
Abaza: karaçay
çerkes özerk bölgesinde yaşayan müslüman bir
halk
Abbad: Allaha itaat ve ibadet eden,
kulluğunu hakkıyla yerine getiren
yasaklarından kaçınan
Abbas: sert ve çatık kaşlı arslan
Abbaz: yüzgeç, yüzücü
Abdal: tarikat mensubu
Abdu' l-melik: her şey üzerinde
tasarruf ve hükmeden tek hükümdar Allah' ın
kulu
el-melik, Allah' ın isimlerindendir
Abdulaziz: izzet, kudret, şeref
sahibi Allahın kulu.
Abdulbaki: ezelden ebede varolan
Allah'ın kulu
Abdulcemal: güzellikleri kendinde
toplayan Allah' ın kulu
Abdulhamit: hamd olunan Allah'ın kulu
Abdulkerim: çok cömert olan Allah'ın
kulu
Abdullah: Allah' a ait olan, onun
yolundan giden kişi
Abdulmuiz: muiz' in, izzet veren,
şereflendiren Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerindendir
Abdurrahman: rahmet sahibi Allah'ın
kulu
rahman; dünyada her canlıya, mü' min-kafir
ayırdedilmeksizin herkese merhamet eden
Allah' ın isimlerindendir
Abdurrauf: rauf olan Allah' ın kulu
Abdussabur: sonsuz sabır ve genişlik
sahibi Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerinden
Abdi: kulluk, kölelikle ilgili
Abdüddar: zararlı şeyleri ve
sebeblerini bir hikmete mebni olarak yaratan
Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerindendir
Abdüla'la: en yüksek, en yüce ve
yücelikte eşi olmayan Allah' ın kulu
a' la kelimesi kur'an-kerim' in sıfatı
olarak geçmektedir.
ünlü bir islam bilgini
Abdülafuv: geniş avf ve mağfiret
sahibi yüce Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerinden
Abdülali: yüce, ulu, şan ve şeref
sahibi Allah' ın kulu
ali kelimesi kur'an' da Allah' ın yüceliğini
vasfetme anlamında kullanılmıştır
Abdülalim: herşeyi bilen tanrının
kulu
alim ve mükemmel bilgiyi uhdesinde
bulunduran Allah' ın kulu. alim kelimesi
Allah' ın 99 isminden birisidir
Abdülazim: azamet ve büyüklük sahibi
Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerinden
Abdülaziz: tanrının sevgili kulu
büyük ve aziz olan, izzet ve şeref sahibi
Allah' ın kulu
aziz Allah' ın isimlerindendir
32. osmanlı padişahının adı
Abdülbaki: var olan, kalan
sonsuz, ebedi olan ve ölmenin kendisi için
sözkonusu olmadığı
Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerinden
Abdülbari: yaratan, yaratıcı Allah'
ın kulu
bari ismi, Allah' ın isimlerindendir "abd"
takısı almadan kullanılmaz
Abdülbasıt: genişlik, ferahlık ve
kolaylık verici olan Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerinden
Abdülbasir: her şeyi görüp gözeen ve
gizliliğin kendisi için söz konusu olmadığı
yüce Allah' ın kulu
Abdülbedi: Allah' ın isimlerinden
bedi' nin kulu
Abdülberr: berr' in kulu
cömert ve ihsan edicinin kulu
berr, Allah' ın isimlerindendir
Abdülcebbar: zorlayıcı, cebredici
cebredici, zorlayıcı, kuvvet ve kudret
sahibi Allah' ın kulu
cebbar, Allah' ın isimlerindendir
Abdülcelil: pek büyük, ulu
büyük, ulu, yüce Allah' ın kulu
celil, Allah' ın isimlerindendir
Abdülcemal: dürüstlüğü, güzelliği
olan tanrının kulu
Abdülcevat: eli açık tanrının kulu
cömert olan Allah' ın kulu
Abdülehad: şeriki ve ortağı
bulunmayan, tek olan Allah' ın kulu
ehad, Allah' ın isimlerindendir
Abdülesed: aslan' ın kulu
hz. rasulullah (s.a.s)'m reddettiği
isimlerdendir
müslümanlar kullanmazlar
Abdülevvel: herşeyin evveli, ilk
olan, varlığının başlangıcı bulunmayan
Allah' ın kulu
Abdülezel: sonsuzlardan beri var olan
kul
ezelden beri var olan varlığı için başlangıç
söz konusu olmayan Allah' ın kulu
Abdülferid: tek, eşsiz, eşi olmayan,
kıyas kabul etmez, üstün olan
Allah' ın kulu
Abdülfettah: karışık şeyleri çözen
zafer kazanmış, üstün gelmiş, fetheden-açan,
kullarının kapalı-müşkil işlerini açan
Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerindendir
Abdülgaffar: merhametli, tanrının
kulu
kullarının günahlarını affeden allıh' ın
kulu
Allah' ın isimlerindendir
"abd" takısı almadan kullanılmaz
Abdülgafur: günahları bağışlayıcı
kullarının günahlarını tekrar tekrar
bağışlayıcı olan Allah' ın kulu
"abd" takısı almadan kullanılmaz
Abdülgani: zengin, varlıklı, bol,
doygun olan Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerinden
Abdülhabir: her şeyin iç yüzünden,
gizli ve saklılıklarından haberdar olan
Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerinden
Abdülhadi: hidayet eden, doğru yolu
gösteren Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerinden
Abdülhafız: herşeyi bütün ayrıntı ve
inceliğiyle kaytılayıp tutan ve dilediği
zamana kadar bela ve afetlerden koruyan
Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerinden
Abdülhak: yüce tanrının kulu
hak ve gerçek olan, varlığı hiç değişmeden
duran Allah' ın kulu
hak, esmau'l-hüsna' dandır
Abdülhakem: bütün işlerin kendisine
döndürüldüğü, onun adalet ve kararına baş
vurulduğu yüce hakem Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerinden
Abdülhakim: her şeye hükmeden Allah'
ın kulu
hakim, Allahın isimlerindendir "abd" takısı
almadan kullanılmaz
Abdülhalik: halk eden, yaratan
tanrının kulu
yaratan, yoktan vareden, yaratıcı Allah' ın
kulu
halik, Allah' ın isimlerinden "abd" takısı
olmadan kullanılmaz
Abdülhalim: halim, yumuşak huylu
tabiatı yavaş olan, yumuşak huylu, hikmetli
Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerinden
Abdülhamid: hamdolunmuş, övülmüş,
bütün varlığın diliyle övülmüş Allah' ın
kulu
hamid; Allah' ın isimlerindendir
Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak
kullanılır
Abdülhamit: övülmeye değer
Abdülhasib: bütün varlıkların takdir
edilen hayatları boyunca yaptıkları bütün
işlerin ayrıntılarıyla hesabını en iyi bilen
hasib' in kulu
hasib; Allah' ın isimlerinden
Abdülhay: daima diri olan, ebedi
hayat sahibi, her şeye gücü yeten cenab-ı
Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerinden
Abdülkadir: övülmeye değer
bitmez tükenmez kuvvet sahibi olan, herşeyi
yapmaya gücü yeten Allah' ın kulu
kadir; Allah' ın isimlerindendir
Abdülkaviy: sonsuz güç ve kuvvet
sahibi Allah' ın kulu
kaviy kelimesi esmau'l-hüsna' dandır
Abdülkayyum: bu isim her şeyin bir
varlık olarak durabilmesi için neye ihtiyacı
varsa onu veren, gökleri, yeri ve her şeyi
tutan, baki, kaim Allah' ın kulu
kayyum, Allah' ın isimlerindendir
Abdülkebir: kebir' in büyüklük ve
azamette eşsiz olan Allah' ın kulu
kebir; Allah' ın isimlerindendir
Abdülkerim: cömertlik sahibi olan
keremi bol, cömert olan aziz ve celil Allah'
ın kulu
kebir; Allah' ın isimlerindendir
Abdüllatif: yumuşaklık sahibi
latif, güzel, yumuşak, hoş, nazik olan bütün
olayların ve eşyanın inceliklerini bilen
Allah' ın kulu
el-latif; Allah' ın isimlerindendi
Abdüllazim: büyük, yüce, yüksek
Abdülmacid: kadru şanı büyük,
cömertlik ve keremi bol olan Allah' ın kulu
macid kelimesi, Allah' ın isimlerindendi
Abdülmalik: sahip olan, herşeyin
mülkiyetinin sahibi olan Allah' ın kulu
malik; Allah' ın isimlerindendi "abd" takısı
almadan kullanılmaz
Abdülmecid: şanı büyük ve yüksek
olan, şan ve onur sahibi yüce Allah' ın kulu
mecid kelimesi Allah' ın 99 isminden biridir
31. osmanlı padişahı
Abdülmecit: şan ve şeref sahibi
Abdülmelik: tüm evrene egemen olan
tanrının kulu
Abdülmennan: çok ihsan eden, ihsanı
bol olan Allah' ın kulu
mennan kelimesi, Allah' ın sıfatlarındandır
Abdülmesih: hastalara şifa veren,
mesih isa' nın kulu
isim olarak kullanılmaz
Abdülmetin: metanetli, sağlam,
dayanıklı olan Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerindendir
Abdülmucib: kendisine yönelip
yalvaranların isteklerine cevap veren,
onların dua ve tevbelerine cevap veren,
onların dua ve tevbelerine icabet eden yüce
Allah' ın kulu
mucib, esmau'l-hüsna' dandır
Abdülmuhsi: bütün varlıkların
sayısını tek tek bilen Allah' ın kulu
muhsi, esmau'l-hüsna'dandır
Abdülmuhyi: hayat veren, can ve ruh
veren, bütün canlıları ve hayatı diri tutan
Allah' ın kulu
muhyi, Allah' ın 99 isminden birisidir
Abdülmuid: yaratılmışları yokettikten
sonra tekrar dirilten Allah' ın kulu
muid Allah' ın 99 isminden birisidir
Abdülmümin: gönüllerde iman nurunu
yerleştiren, kendisine yönelenlere, iman
nasib ederek onları hidayetine alan, koruyan
yüce Allah' ın kulu
mü' min, Allah' ın isimlerindendir
Abdülrahim: bağışlayan, affeden
Abdülrezzak: tüm yaratıklara rızkını
veren tanrının kulu
Abdülreşit: iyilikler sahibi
Abdülvacid: yoktan vareden, meydana
getiren, dilediğini anında elde eden,
zenginlik ve servetine nihayet bulunmayan
vacid' in kulu
vacid, Allah' ın isimlerindendir
Abdülvahid: tek ve eşsiz olan,
zatında sıfatlarında, hükümlerinde,
işlerinde asla benzeri olmayan Allah' ın
kulu
vahid kelimesi cenab-ı hakk' ın kur' an' da
zikredilen 99 isminden birisidir
Abdülvali: bütün alemleri ve meydana
gelen bütün olayları tedbir ve idare eden
Allah' ın kulu
vali esmau'l-hüsna' dandır
Abdülvaris: gerçek servet ve
zenginliklerin mutlak sahibi.
bütün zenginliklerin son ve asıl sahibi olan
yüce Allah' ın kulu
varis kelimesi Allah' ın isimlerindendir
Abdülvasi: vasi' nin kulu
genişlik sahibi ve müsade edici, darlık,
fakirlik ve sıkıntıdan münezzeh olan Allah'
ın kulu
vasi kelimesi Allah' ın isimlerindendir
Abdülvedud: vedud' un kulu
Allah' ın isimlerinden
vedud; iyi amel sahibi kullarını seven,
onlara rahmet ve rızasını yönelten,
sevilmeye ve sayılmaya, dostluğu kazanılmaya
yegane layık olan yüce Allah anlamındadır
Abdülvehhab: çok çeşitli nimetleri
daima bağışlayan Allah' ın kulu
Allah' ın isimlerindendir.
"abd" takısı almadan kullanılmaz
Abdülvekil: kendisine tevekkül
edilen, kudretiyle kullarının işlerini
halleden, onlara yardımcı olan yüce Allah'
ın kulu
vekil
Allah' ın isimlerindendir
Abdülveli: kendisine iman edenlerin
dostu ve yardımcısı
yarattıklarına mütevelli ve nazar edici olan
Allah' ın kulu
el-veliyy kelimesi Allah' ın isimlerindendir
Abdünnafi: yararlı şeyleri ve
sebeplerini kudretiyle yaratan Allah' ın
kulu
nafi kelimesi, Allah' ın isimlerindendir
Abdünnasır: yardımcı, yardım eden
Allah' ın kulu
Abdünnur: nur sahibi, aydınlık,
parlaklık sahibi olan Allah' ın kulu
nur, Allah' ın isimlerindendir
Abdürrafi: rafi' nin kulu
Allah' ın isimlerinden
Abdürrahim: merhametli, esirgeyen,
koruyan, acıyan, ahirette mümin kullarına
merhamet eden Allah' ın kulu
er-rahim, Allah' ın isimlerindendir
Abdürrauf: çok lütuf, şevkat ve
rahmet eden
onları belli nimetlerle dengeli yaşatan,
seviyelendiren Allah' ın kulu
Abdürrezzak: bütün mahlukların
rızkını veren Allah' ın kulu
rezzak, Allah' ın isimlerindendir
"abd" takısı almadan kullanılmaz
Abdürreşid: Allah' ın isimlerinden
reşid' in kulu
Abdüssamed: kimseye, hiçbir şeye
muhtaç olmayan, Allah' ın kulu
samed, Allah' ın isimlerindendir
"abd" taısı almadan kullanılmaz.
Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak
kullanılır
Abdüsselam: barış, rahatlık, selamete
çıkaran, selam eden, zevalsiz ebedi olan
Allah' ın kulu
es-selam kelimesi, Allah' ın isimlerindendir
"abd" takısı almadan kullanılamaz
Abdüssemi: her şeyden arınmış olarak
bütün sesleri, sözleri ve kelimeleri işitip
ayırdeden yüce Allah' ın kulu
Abdüssettar: günahları örten,
gizleyen Allah' ın kulu
Abdüzzahir: varlık ve birliği sonsuz
sayıda eserler ve delillerle belli olan
Allah' ın kulu
ez-zahir, Allah' ın isimlerindendir
Abdüşşahid: şahid' in kulu
görünen ve görünmeyen eşyanın hepsini görücü
ve tasarruf edici olan ve her şeyi müşahade
altında bulunduran Allah' ın kulu
şahid, Allah' ın isimlerindendir
Abdüşşekür: emrine uyan,
yasaklarından sakınan kullarını seven ve çok
ikramda bulunan Allah' ın kulu
şekür, Allah' ın isimlerindendir
"abd" takısı almadan kullanılmaz
Aber: hz. nuh' un erkek torunu
Abgun: mavi renk
gök
parlak
nişasta
Abher: nergis çiçeği
yasemin
zerrin kadehi çiçeği
dolu kab
Abhiz: büyük dalga
kaynak
su yolu
Abıhayat: hayat suyu, sonsuz yaşam
sağlayan su
Abılayhan: orta cüz kazak hanı
ülkesini çinlilere, hive hanlıklarına karşı
ustaca savundu
Abır: huzur, barış
Abışka noyan: ilhanlı komutan (xııı-xıv.
yy.)
abuşga
Ablak: dolgun, yuvarlak, dairesel
Abraş: alacalı, benekli yüz
Abuzer: altın suyu, altın suyu gibi
parlak
Abuzettin: dindar
Abuşka: koca ihtiyar erkek
Abid: Allah' a ibadet eden, çok
ibadet eden, zahid
kullar, köleler
Abide: anıt, çok değerli yapıt
anıt
önemli ve değerli yapıt
Abidin: dua eden, duacı
imanlı, inançlı, çok ibadet eden
ibadet edenler
zeyne'l-abidin' den kısaltma isim ad
zeynelabidin: hz. alinin torunlarından biri.
ibadet edenlerin ziyneti
Abir: güzel kokan, mis
Baba: kendi dölünden
çocuğu olan erkek
birinci dereceden erkek akraba
koruyucu, velinimet
saygı ifadesi olarak yaşlılara verilen unvan
ecdad, ata
tekke büyüğü
Babaç: kümes hayvanı erkek ve en
yaşlı olanı
Babacan: cana yakın
Babalilo:
Babayiğit: yürekli
Babür: hindistan' da yaşayan bir tür
kaplan
babür imparatorluğunun kurucusu babürşah'
tan
Bağatur: kahraman
Bağdaç: bağdaşan, uyuşan dost
Bağdaş: uyuşan, dost, arkadaş
Bağış: bağışlanmış olan şey,
tanrı'nın bağışladığı kimse
Bağışcan: bağışlanan şey, insan
sıçrayış, atlama
Bağışhan: hükmeden, bağışlayıcı
Bağlam: cinsleri ayrı ya da
birbirlerine yakın olan şeylerin bir arada
bağlanmışı, demet, deste
bir koşuttaki dörtlüklerden her biri
herhangi bir olayda, olaylar durumlar
ilişkiler örgüsü ya da bağlantısı
dilbilgisinde, önce veya sonra gelen
kelimeyi etkileyen belirleyen birim ya da
birimler bütünü
Badur: batur
Badi: rüzgara veya havaya ait
Bafun: tunç
Bagatur: kahraman
Bagay: afacan, yaramaz
Baha: alışma, dadanma
zariflik, güzellik
parıltı
değerli, kıymeti çok karşılığı, ederi
Bahadır: savaşlarda yılmazlığıyla
üstünlük kazanan kişi
yiğit, kahraman, atak, gözünü daldan
budaktan esirgemeyen
Bahaeddin: dinin güzelliği
Bahamra: ırak' ta bir yer
Bahattin: dinin değerlisi, güzelliği
Bahaullah: Allah katında değer ve
kıymet sahibi
Bahra: timur devletinin güney
sınırını koruyan eskim bir sınır kalesi
Bahri: denizle ilgili, denizci,
denizgücü, sonsuzluğu
Bahtever: şah avrangzeb' in gözde
kadınlarından biri
Bahtı: bahtla, kaderle ilgili
kimi divan şairlerinin ortak mahlası
Bahti: yazgıyla ilgili olan
Bahtiyar: mutlu, talihli, hayatından
memnun olan
Bahir: deniz
belli
açık
ışıklı
Bahit: bahtı açık, şanslı
Bahşi: bilgin
Bakanay: güzelliği gözle net bir
şekilde görülebilen
Bakır: bir maden
Baksı: öğretmen
Baki: süreklilik sahibi, sonsuza
kadar kalan, sonsuz, sonu olmayan
Allah'ın isimlerinden sonu
Bala: küçük çocuk, yavru, korunması
gereken
Balaban: bir tür yırtıcı kuş
iri cins bir tür doğan
çocuk bekçisi, iri yapılı gürbüz insan
Balaca: ufacık
Balaman: iri, büyük
Balamir: gürbüz iri yapılı
tuna kıyılarına kadar fetihler yapmış Türk
hükümdarı
Balatekin: güçlü, kuvvetli ve uyanık
BalaTürk: güçlü, kuvvetli Türk
Balaz: ağaç, sürgün
Baldemir: güçlü, kuvvetli, şirin
Baler: tatlı dilli, cana yakın
Balı: parlak
Balık: Türklerin orta asyada
kurdukları ilk şehir
Balım: benim balım, tatlım
çok sevgili, samimi arkadaş
Balk: şimşek
Balkan: sık ormanlık, sıradağlar
Balkır: ışıl ışıl parlayan, ışık
saçan
Balkırtan: tan ışığı
Balkoç: parıltı, ışık
güzel parlak, süslü
şimşek
Balla: şimşek, ışık, parlayış
Balsan: kardeş
çok sevgili, samimi arkadaş
Balsu: sevimli ve saf olan
Balta: ağaç kesme, odun kesmeye
yarayan alet
Baltacı: özel isim
Bali: eski, köhne
Balibey: osmanlı beylerinden
Balisoy: eski, köklü soydan gelen
Bangu: yüksek ses
Barak: çok akıllı kimse, sarı
saltık'ın müritlerinden barak babanın
adından, vaktiyle gaziantep yöresinde
yerleşmiş olan bir aşiretin adı
çocuk bekçisi, iri yapılı gürbüz insan
Türklerce kutsal sanılan efsanevi köpek
çok akıllı kimse
Barakbaba: özel isim
Baran: yağmur
direnci kıran, ulu, yüksek
Baranalp: güçlü, kuvvetli
Baransel: güce, kuvvete ait, güçsel
Baray: sonsuzluk
Barbaros: avrupa'lılar tarafından
hayrettin paşa'ya verilen isim
kızıl sakal
Barça: tümü anlamında
Barık: esas
Barıkhan: sivri tepeler arasındaki
uçurum, yüksek kayalıklardaki çatlaklıklar
yeşillik, çayırlık yerler
Barım: servet, zenginlik, varlık
Barın: güç, kuvvet
baran
moğol döneminde orta asya'daki büyük Türk
boylarından birinin adı
Barış: savaşın bittiğinin bir
anlaşmayla belirlenmesinden sonraki durum
uzlaşma
Barışcan: savaşsızlık durumu
savaştan sonra silah bırakma, uzlaşma sulh
dirlik, düzenlik
Bark: ev
Barkal: sağlam, güçlü, sert ol
Barkan: çölde oluşan küçük kum
kitlesi
Barkın: gezgin, seyyah, sürekli gezip
dolaşan
Barksal: güçlü, sağlam
Barlak: sığınılacak yer
savaşçı
Barlas: cenkçi, savaşçı
kahraman
Barlık: varlık servet
Bars: kaplan benzeri yırtıcı hayvan
arının oğul vermesi
Barsan: hafif
Bartık: heykel
Bartu: en eski Türk hanlarından biri
Bartunç: güçlü, kuvvetli, tunç gibi
Baruk: eskiden kalan kişi
Barut: patlayıcı madde
Basa: tahılın tanesini sapından
ayıran araç
Basım: enerji
Basır: gören, görücü
Baskan: zafer
Baskın: ansızın yapılan saldırı
Basri: gören, görme ile ilgili,
görebilmek
basra ahalisinden
Basut: imdat, yardım
Basim: sempatik kişi
Basir: göz
görme
Allah' ın sıfatlarından, herşeyi gören
"abd" takısı almadan kullanılmaz
Batı: güneş'in battığı yön
Batıbek: batı beyi
Batıboy: Türklerin göç sonucu batıya
yerleşen oymakları
Batıhan: batı' nın hükümdarı, hanı
Batıkan: batı+han
batının hanı ya da batının kanı anlamında
Batın: akılların idrak edemeyeceği
kadar yüceliği, gizliliği olan
karın, kuşak, nesil
Batır: yiğit, kahraman
Batıray: ay gibi yiğit
Batırhan: yiğit, kahraman
Batmaz: özel isim
Battal: kahraman
oldukça iri yapılı, alışılmışın dışında
büyük
Batu: güçlü, kuvvetli
Batuğ: üstün olan, yiğit
az
Batuhan: güçlü kuvvetli han
altınordu devletinin kurucusu batuhan
Batuk: güçlü
Batur: savaşlarda yılmazlığıyla
üstünlük kazanan kişi
alp, yiğit, yürekli, bahadır
korkusuz
Baturalp: yiğitler yiğidi
Baturay: ışık saçan kahraman
Baturhan: kahraman, yiğit, cesur,
bahadır
Baver: güvenilir, inanılır
Bay: zengin gani
Bayal: saygın ve kudretli
Bayam: ciddi
Bayar: büyük, ulu, yüce
Bayat: devlet erkanında saygınlığı
olan kişi
Bayazıd: çeşitli zamanlarda yaşamış
osmanlı şehzadelerinin genel adı
Baybars: eskiden Türklerin
besledikleri bir tür küçük kaplan
çok zengin ve kaplan gibi yiğit
Baybaş: zenginliği, saygınlığı ve de
bilgeliği nedeniyle kendisine danışılan kişi
Baybora: hem zengin hem fırtına gibi
Baybura: dede korkut hikayelerinde
geçmektedir
Bayça: zengin ve cömert kişi
Baycan: zengin kimse
Baydak: beylik alameti olan bayrak
Baydan: şımarık, gururlu, kendini
beğenmiş
Baydar: ilhanlı devleti
komutanlarından
Baydır: güçlü, kuvvetli
Baydu: ilhanlı devleti hükümdarı
hulagonun torunu. 11 ay ilhanlı devleti
hükümdarı oldu
Bayduhan: ilhanlı hükümdarı
Baydur: güçlü, kuvvetli, cesur
Bayduralp: güçlü, kuvvetli, cesur
Bayer: zengin ve cömert kişi
Bayezit: osmanlı padişahının adı
Bayezit/beyazıt: birçok osmanlı
şehzadesinin ortak adı
Baygüç: zengin ve güçlü kimse
Bayhan: zengin ve güçlü
beyhan
Bayık: sadık, saygılı
Bayındır: mamur imar edilmiş
Bayır: bir tepenin dik meyilli yeri
Bayka: toy
Baykal: yaban kısrağı
zengin kal, varlıklı kal anlamında
deniz
moğolistandaki büyük göl
Baykam: doktor
Baykan: soylu kişi
Baykara: renkli bir kuş
Baykır: mehtap
Baykoca: varlıklı, saygın
Baykul: saygın ve yardımsever kişi
Baykurt: varlıklı, saygın
Baykut: zengin ve uğurlu kişi
kutlu, talihli
Baykutay: kutlu, talihli
Baykuş: yırtıcı gece kuşu
Baylan: olgun ve kibar, nazlı
Bayman: saygın ve zengin kişi
Baypars: zengin ve kaplan gibi
Bayrak: belli bir ulusa ait olan
dikdörtgen biçiminde kumaş
Bayrakdar: bayrak taşıyıcı
Bayraktar: bayrak taşıyan
Bayram: ulusca kutlanılan, kutsal ve
önemli günler
Bayrav: şiddetli
Bayrı: çok eskiden beri var olan
Bayru: çok eski zamanlarda var olmuş,
eskiden beri var olan
Bayrualp: çok eski zamanlarda var
olmuş, eskiden beri var olan
Bayruhan: çok eski zamanlarda var
olmuş, eskiden beri var olan
Bayruu: çok eski zamanlarda var
olmuş, eskiden beri var olan
Baysal: soylu, ünlü
dirlik düzen içinde
sakin, gürültüsüz
asaiş hali
Baysan: varlıklı ve ünlü
Baysu: faziletli ve saygın kişi
Baysungur: akkoyunlu hükümdarlarından
Baytak: kalabalık
Baytal: kısrak
Baytekin: kısrak
bayır, yokuş
Baytok: gözü yükseklerde olmayan
Baytugay: iki alaydan oluşan askeri
birlik, liva
Baytüze: varlıklı ve haktan yana olan
Bayülken: yüce insan
eski Türk inanışına göre, göğün on altıncı
katında oturan barış
Bayyiğit: özel isim
Bazda: latif, güzel
Başar: başarılı ol anlamında
Başaran: muvaffak olan
Başardı: muvaffak oldu
Başarı: başarma eylemi
Başarman: yaptığı işi başarıyla
sonuçlandıran
Başat: benzerleri arasında üstün olan
Başbuğ: başkomutan
Başbuğa: özel isim
Başdaş: akran, emsal
Başeğmez: kendine güvenen
Başer: başta gelen
Başgöz: evlenme
Başhan: hunların ileri geleni
Başkan: bir topluluğu yöneten kimse
Başkara: özel isim
Başkaya: temel, esas, kaya gibi
sağlam
Başkaynak: ilk kaynak
ana kaynak
Başkur: Türk çadırlarının
çevresindeki kanatları ören bülümlerin üst
tarafına bağlanan ve 18 cm eni olan kuşak
Başkurt: ural dağları bölgesinde
yaşayan ve Türklerin kıpçak kolundan olan
bir boy. asıl ismi başkırt' tır. ural
dağlarının güneyinde yerleşiktirler
Başkut: çok mutlu olan kimse, uğurlu
insan
Başlamış: mısır kölemenlerinden
devlet adamı
Başman: bir topluluğun ileri
gelenlerinden her biri
Başok: önde olan yiğit
Başol: yöneten
Başsoy: başkanlar soyundan gelen
anlamında
Baştuğ: başkanlara yaraşacak kadar
güzel tuğ anlamında
Baştugay: önde olan yiğit
Baştimur: özel isim
Başöz: asıl hükümdar, öz yönetici
Caba: bir işte iyi
bir sonuca ulaşmak için harcanan güç
Cabar: postacı
Cabaş: yufka yürekli
Cabbar: kuvvet, kudret sahibi
becerikli
Cabgu: efendi, bey
ileri gelen, saygın kimse
Cabir: zorlayan
Cağaçan: yeni bir dönem başlatan kişi
Cağaçar: çağ açacak kimse
Cağakan: çağı yakalayan, çağdaş
Cağan: bayram, şenlik, mutlu gün
doğan kuşu
Cağanak: liman
Cağar: bayram
kalın ve kuvvetli deve kösteği
doğan kuşu
Cağatay: cengizhan'ın ikinci oğlunun
adı
doğu Türklerine verilen ad
yavru at, tay
Cağbay: bu çağın zengini, efendisi
Cağdaş: aynı çağda yaşayan, çağa
uygun
aynı zaman içinde yaşayan
Cağhan: çağın hanı; çağdaş han
Cağılı: çağla ilgili
çakıl
çağla
Cağın: çağa ilişkin
şimşek, yıldırım
Cağkan: zinde, çok hareketli
canlı, dinamik, çalışkan
Cağkar: canlı, dinamik, çalışkan
Cağlar: çağıldayarak akan su, şelale
Cağlı: güçlü, kuvvetli
namusuna düşkün
Cağman: çağdaş insan
Cağrıbey: selçuklu devleti' nin
kurucularından
Cağveren: çağa adını veren
Cafer: çay, dere, küçük akarsu
Cahid: cehdeden, elinden geldiği
kadar çalışan. bu kelime kur' an-ı kerim' de
"cihad et", "Allah yolunda savaşa çık"
anlamında kullanılmıştır
dil kuralında "d/t" olarak kullanılmaktadır
Cahit: çalışan, çaba gösteren
inatçı, ayak direyen
Cahiz: korkusuz, cesur kişi
Caka: parıltı, ışık, kıvılcım
Cakabey: oğuzların xı. yüzyılda izmir
bölgesinde egemen olan beyi
Cakar: parlayan, ışık veren
kale dışında etrafı duvarlarla örtülü yer
Cakarkanat: bir çeşit ördek
Cakıl: su yataklarında sürtünmeyle
yuvarlaklaşmış küçük taşlar
Cakım: şimşek ışın
Cakın: şimşek, parıltı
Cakır: mavi renkli, gri benekli gözü
olan
Cakırbey: mavi gözü ve saygın
Cakmak: alev çıkarma aracı
Cakman: amacına erişen
süt mavisi
Cakmur: yarı uykulu bakış
sert taş
Calap: ateş
Calapkulu: tanrıkulu
Calapverdi: tanrı verdi
Calapöver: tanrıöver
Calgan: yatağı taşlık olan ve
gürültüyle akan dere
Calı: odunsu bitki
Calık: çabuk ve delice hareket eden
Calıkbey: çabuk, hızlı ve zengin
Calım: gösterişli tavır
Calımlı: gösterişli
Calış: çarpışma
Calkan: su birikintisi
Calp: güçlü
Caltı: küçük ve dikenli orman
Calut: calut, ad ve semud
kavimlerinin soyundandır. isim olarak tercih
edilmez
Calib: çekici, celbedici, cazib
Cam: bilinen bir ağaç türü
Camanbay: sihir yapan
Cambel: çamlık yöre
Camça: bir ırmak balığı
Camçak: çamdan yapılmış su kabı
Camgöz: bir çeşit köpekbalığı
Camuk: ufak bir balık
Cami: derleyen, toparlayan
Can: insan ve hayvanlarda yaşamayı
sağladığına ve ölümle vücuttan ayrıldığına
inanılan madde dışı varlık
insan ve hayvanlarda yaşamı sağlayan ve ilk
korunan
Canal: sevimliliğiyle herkesin
gönlünü kazan anlamında
Canalp: yüreğinde güç ve sevgi olan
kimse
Canaltay: içten, yürekten
Canay: ay gibi temiz
Canaydın: özel isim
Canbay: saygın ve yüreği temiz kişi
Canbek: kuvvetli kişilik
Canberk: sağlam, canlı, metin
Canbey: canım gibi sevgili
Canbolat: çelik gibi sert yaratılışlı
Canbulat: mısır memluk sultanı,
yaşbekin kölesiydi
Candan: içten, gönülden
Candaner: içi, dışı bir dost
Candar: canlı, hareketli, candan
osmanlı imparatorluğunda büyük bir ailenin
adı
Candaş: candan, değerli dost
Candemir: kişiliği sağlam, çelik gibi
Candır: inatçı, kavgacı
Candoğan: cana doğan
Canel: içten, candan uzatılan dostluk
eli
Caner: çok içten, sevilen
Canga: asil, soylu kişi
Cangıl: gürültüyü taklit etmek için
kullanılır
Cangün: doğduğu gün çok sevinilen
kimse
Cangür: canlı, neşeli, hareketli
Cangiray: sevecenlik ve içtenlik
yakışır anlamında
Canıbey: özel isim
Cankan: soyu temiz, asil kimse
Cankat: yaşamına can ekle, sevinçle
dol
Cankaya: özel isim
Canker: savaşçı
Cankılıç: bileşik isim
Cankut: mutlu, talihli
talih, şans
Canol: içten ve sevecen ol anlamında
Canpolat: içtenliği ve yürekliliği
çelik gibi sağlam olan
Cansal: içtenliği ve sevecenliğini
çevresine de salan anlamında
Cansen: sevilmeye değer kişi
Cansever: içten ve sevecen kişileri
seven anlamında
Cantekin: tek, eşsiz can
Cantez: tez canlı, aceleci
CanTürk: içten ve sevecen Türk
Canver: canlı, haşere
Canib: ön taraf, cihet
Türk dil kuralına göre "b/p" olarak
kullanılır
Canip: yan taraf, yön
Canyurt: yurdunu büyük bir içtenlikle
seven
Canöz: özünde sevecenliği, içtenliği
barındıran kişi
Capan: eski ve yamalı hırka
tehlikeli
alkışlama
Capar: cesur, yürekli
Capçı: ölçü adamı
Capın: saldırı, hücum
Capkan: akıncı
Capkur: suyun kabarması
Caran: güzel kokan bir tür çiçek
Carkın: kardeş
Carman: şen ve güleryüzlü kimse
Carullah: mekke' ye gidip yerleşen
kimse
Carim: suçlu
Cav: yüksek ses
ün
Cavaş: güneş
Cavdar: tahıl
Cavdur: ünlenmiş
Cavlan: şelale
Cavlı: şahin ve doğan yavrusu
ünlü, şöhretli olan
Cavsar: yiğit, kahraman
Cavuldur: özel isim
Cavuş: askerde bir rütbe
Cavid: baki, daimi, ebedi
Cavit: sonsuz, ebedi
Cay: dereden büyük ırmaktan küçük
akarsu
Cayan: mavi gözlü kişi
kızak
Cayık: özel isim
Caykara: su kıyısındaki pınar
Caylak: uzun ve çatal kuyruklu bir
kuş
Caylan: kumsal yer
Caymaz: sözünde duran
Caiz: geçer
caiz, islam' ın mumaleta taalluk eden 5
ahkamdan biridir
işlenmesi, yapılması "müsaade alınabilir"
anlamında olup, şeran yasaklanmayan her
fiili içerir
Cazim: kesin karar veren
Cazip: gönül çeken
Caşıt: casus
|
 |